Pek çok kişi Böğürtlen Kışını biran önce okumalısın demişti. Sarah Jio zaten kaliteli bulduğum ve beğendiğim bir yazar. Ama bu kitabı beklentilerimin kat kat üstünde çıktı. 

  Artık kapak görseli için bir şey deme gereği duymuyorum. Ne de olsa Arkadya Yayınlarından bahsediyoruz :)

  Kitabımız iki zamanda geçiyor. Ben her zaman iki zamanda geçen kitapların biraz riskli olduğunu düşünmüşümdür. Yazar konuyu bu şekilde anlatırken ya batırır yada gerçekten iyi bir şekilde kullanır. Sarah Jio bu konuda gerçekten çok başarılı. İki farklı konuyu okumanıza rağmen hiçbir kopukluk hissetmedim. Hatta bu sayede kendimi kitaba daha çok kaptırdım diyebilirim.

Kitabımın imzalı olduğunu söylemiş miydim :D
 Kitabın tamamında bir gizem vardı. Tabi bilinmezlikler kitabı çok çekici bir hale getirdi. Ayrıca Böğürtlen Kışı hiç tahmin edemeyeceğim bir şekilde sonuçlandı.

 Herkes bu yazara- sadece bu kitabı için değil, diğer kitapları için de geçerli- bir şans vermeli.

PUANIM:



 Jamie McGuire Tatlı Bela'dan sonra bizi hiç hayal kırıklığına uğratmadan harika bir kitap olan Araf ile karşımızda!  Yazarımız birbirinden oldukça farklı huylara sahip erkek karakterleri bize sevdirmeyi başarıyor. 

 Tatlı Bela'yı okuyup Travis gibi asi birini bekleyenler çok şaşıracaklar. Hayal kırıklığına uğrayacaklar demiyorum çünkü "Travis Travis !" diye bağıranların hepsi bu kitaptan sonra Jared diye deli divane olacaklar.

 Daha önce hiç meleklerle ilgili bir kitap okumamıştım. Bunun sebebi arkadaşımın elinde gördüğüm Fısıltı adlı Alacakaranlık'ın kopyalanıp melek versiyonuna dönüştürülmüş kitabı görmemdi .Haliyle bir önyargı oluştu bende. Araf'tan sonra meleklerle ilgili kitaplara bakış açık değişti :D

 Yazarımız Tatlı Bela'da gördüğümüz üzere konuyu üniversiteli bir kızın etrafında oluşturmuş. Tabi  Bu üniversiteli kızımın kendisinin bile bilmediği tehlikeli bir hayata sahip. Ne diyorsun diyenler için gidin kitabı okuyun . SPOİLER YOK :D

PUANIM:


 Okulda teneffüslerde ara ara okurum diye yanımda götürmüştüm. O kadar sardı ki derslerde gizlice okudum.  Bu tempoda giderse Araf beni kendine hayran bırakacak!



  D&R'a Ateş Laneti'ni almaya gittim. Maalesef D&'a gelmediği için bende hazır annemi kitap almaya ikna etmişken indirimde olan Tatlı Bela'yı alabildim. Çok mutluyum.Sonunda ballandıra ballandıra anlatılan kitabı okuyabileceğim =D

 Siz Tatlı Bela'yı okudunuz mu? Kitap hakkında ne düşünüyorsunuz ?


  Herkesin kitaplığında bir köşeye atıp da okumadığı bir kitap vardır( Yoksa yok mu O.o) Bende kitaplığıma baktığımda bazılarının senelerce kitaplığımda süründüğünü fark ettim ve bunları sizlerle paylaşmak istedim.  

 Sizin kitaplıkta bir köşeye atıp da okumadığınız kitaplar var mı? Varsa hangisi ?

  Herkese merhaba! Birçoğunuzun bildiği gibi bir süre önce bloga ara vereceğimle ilgili bir yazı yazmıştım. Ara verdikten sonra düzenimin bozulduğunu fark ettim. Anlayacağınız blogumla ilgilemek hayatımda yemek yemek ve uyumak kadar önemli bir olay olmuş. Bende bloga geri dönmeye karar verdim. Tabi bu kararı alalı bir hafta oldu olacak. Neden şimdiye kadar yazmadın derseniz elimde gitmedi. Ülkemizde yaşanan üzücü olayları hepimiz biliyoruz. Facebook ve Twitterdan gelişmeleri takip etmekten kitap okumayı da ders çalışmayı da unuttum. Eminim bir çok kişi benim gibi olmuştur. Daha bu konu üzerine söylenecek çok şey var ama biz blogumun konusu olan kitaplara dönelim.

 Mayıs ayında okuduklarımı bu kez video ile anlatmayacağım. Dediğim gibi içimden hiç gelmiyor. Bir kitap alışverişi yaptım. Onu da yakın bir tarihte video şeklinde sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. 


Bu seriye başlayamayan varsa gitsin bir an önce başlasın. Benim bayılıp ölüp bittiğim bir seridir. Kitabı size anlatmaya çalışmayacağım hiç. Bir ara denedim de kelimelerin rastgele bir araya geldiği tuhaf bir yazı çıktı ortaya =D Okumak isterseniz sizi buraya alalım.

Okuduğum birçok kitaptan farklıydı. Okurken yer yer sinir krizleri geçirsem de okuduğuma hiç pişman olmadım. Zaten ödüllü bir kitapmış kendileri. Beni tek rahatsız eden şey kitabın sonlanma şekliydi. Belki farklı şekilde bitirilse daha güzel olurdu.

Bundan blogumda bahsetmedim. Bir ara uzun uzun yorumlayacağım.   Ben kitabı okuduktan sonra arkadaşlarıma da verdim. Kitap sınıfta elden ele dolaştı. Kitabı okuyanlar sanki o olayları kendisi yaşamış gibi anlatıyordu. Çok eğlenceli vakit geçirmemizi sağladı. Bu kitaba bayıldım. Eğlenceli zaman geçirmek için bire bir :)

Birde Ejderin Arzusu'nu okudum. Onun yorumu için buraya tıktık.


Umarım ülkemiz bir an önce huzura kavuşur. Umarım birileri bir an önce asıl gücün halkta olduğunu anlar. Herkese SEVGİ dolu günler dilerim.




Neredesin Bernadette? adlı kitabı incelediğimiz incelediğimiz blog turunun dördüncü gününde herkese merhaba :) Bugün blogumda kitap yorumunu okuyacaksınız ama isterseniz önce ilk üç gün neler yapılmış  ve neler yapılacak öğrenmek için tur takvimimize göz atalım:)


Yorum: Daha önce okuduğum hiçbir kitaba benzemiyordu. Anlatım tarzıyla, konusuyla karakterleriyle beni büyüleyen bir kitap oldu. Okurken hüzünlendim, gülümsedim , yer yer sinir krizleri geçirdim. Elimden bir türlü bırakamadım. 

Kitaptaki karakterlerin çoğu sinir bozucuydu. Hele o Elgie!! O güzel anne ve kızın olduğu ailede çıban gibiydi resmen. 

 Kitap anlayacağınız üzere Bernadette'in kaybolmasını anlatıyor. Okurken Bernadette ile ilgili binlerce senaryo ürettim. Okurken heyecana kapılıp kafanızda kurcalamamanız imkansız zaten.

 Beni tek rahatsız eden şey sonunun yarım bırakılmış hissi vermesiydi. Keşke yazar her şeyi açığa kavuşturup bitirseymiş. Aklımda cevaplanmayan birkaç soru kaldı ve bu rahatsız etti. Yine de kitabın geneline baktığımızda bu o kadar da rahatsız edici değildi. Özellikle anne sevgisiyle ilgili bir kitap okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim sürükleyici ve ve eğlenceli bir kitap.

PUANIM:


Çekilişe katılmak için:
a Rafflecopter giveaway