Bu kitap Kristin Hannah'ın diğer kitapları gibi beni ağlatmasa da çok sarsan bir kitap oldu. sinirlendim, üzüldüm, duygu seline boğuldum. Gece Yolunu okurken bu yazarsa diğerleri ne demekten de kendimi alamadım. Kristin Hannah yazdığı her kelimeyi okuyucuya hissettirmeyi başarıyor.

 Kitap ağırlıklı olarak birbirinden oldukça farklı hayatların bir araya gelmesiyle olan olayları ve annelik duygusunu işliyor. Aşırı korumacı anneliğin üzerinde çok güzel durulmuş. Kitabı okudukça annelerimizin bize abartı gelen davranışlarının altında ne gibi duygular yattığını öğrenebiliyoruz.

 Gece Yolunda kötü diyebileceğim veya nefret edebileceğim bir karakter yoktu. Bazen sinirlensem de karakterlerin davranışlarını anlayabiliyor ve onlara hak veriyordum.

 Kristin Hannah'ın kitaplarını okumaya başlamayanlar çok şey  kaybediyorlar. Yazar hangi konuyu ele alırsa alsın ustalıkla işleyerek konunun hakkını vermeyi başarıyor ve biz okuyuculara mükemmel bir okuma keyfi sunuyor.

PUANIM:

Kitabı Okurken Dinlediğim Müzik:







 Sınava bir gün gibi bir süre kala stres yapmayan ben stresten kafayı yemek üzereyim. Ya olmazsa falan kafamda birçok sinir bozucu şeyler var. Haliyle kafamı dağıtmak istiyorum. Bunun içinde Kristin Hannah iyi bir tercih gibi gözüktü.

 Bu kitaptan çok umutluyum. Çünkü yazar Kristin Hannah sonuçta!

 Bu arada kapağa bayıldım. Benim gibi mavi hastası herkesin de seveceğini düşünüyorum. Umarım içi de kapağı kadar güzel çıkar :)



 Hasta halimle video çektiğim için sesim borazan gibi kusura bakmayın. 
 İyi seyirler :)



 Bu kitaptan sonra şunu anladım. John Green tam benlik bir yazar. Yazarımız bize ne iyi bir son ne de kötü bir son sunuyor. John Green bize hayatın içinden kopmuş hikayeler sunuyor.

 Kitabın arka kapak yazısını okumadığım için ilk başta sürekli Alaska adında bir kızın peşinde koşan bir adam hayal etmiştim.Elbette böyle bir şey yoktu :)

 Bu güne kadar okuduğum tüm kitaplardan farklı bir konuya sahipti. Sadece konusu değil karakterleri de çok farklıydı. Özellikle Alaska'ya hayran kaldım. Onu nasıl tanımlayabileceğimi bilmiyorum. Galiba değişik diyebiliriz.

 Yazarın bu kitabını okuduktan sonra diğer kitabını alıp almamaya karar vereceğimi söylemiştim. Diğer kitabını kesinlikle alacağım :)

PUANIM:


 Yazarımızın Aynı Yıldızın Altında adlı kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Bunun üzerine Çukurova Kitap Fuar'ında yazarın Alaska'nın Peşinde adlı kitabını aldım.
 
 Şimdilik daha başlarındayım ama insanın kendini içinde kaybettiği kitaplara benziyor. Okuyup göreceğim :)



Okumaya kıyamıyorum resmen. Bir başlayayım dedim. 160. sayfaya gelivermişim. Bu seriye veda etmek çok zor olacak :(



  Çukurova Kitap Fuarının açılmasını aylar öncesinden beklemeye başlamıştım. Sonunda beklediğim gün geldi :) Bende çoğu uzun süredir merak ettiğim kitaplar aldım.

 İyi Seyirler :)


 Bu videoda kasım ayında okuduklarıma göz atacağız. Tabi ondan önce videolarımla ilgili bir açıklamada var.

İyi seyirler :)





 Aslında birkaç gün önce bitirdim ama bir şeyler yazabilmek için birkaç gün beklemeye karar verdim. Çünkü kendimi toplamam gerekiyordu. Aynı Yıldızın Altında beni çok sarstı...

 Belkide beni bu kadar çok etkilenmemin sebebi konusu hakkında en ufak bir  bilgiye sahip olmamamdır. Ben sıradan duygusal bir aşk kitabı bekliyordum. Kitabı okumaya başlayınca elbette büyük bir şok yaşadım. 

 Her sayfası, her cümlesi çok kaliteliydi. John Green çevremizde çok olan ama bir türlü üzerinde düşünemediğimiz bir konuyu çok mükemmel bir şekilde işlemiş. insan okurken sürekli " Çevremde bunları yaşayanlar var." diye düşünüp sarsılmadan edemiyor.

Sonunda ise bildiğin salya sümük ağladım. Ağlamamak elde değil ki! Kitabı bitirdiğim gün Aynı Yıldızın Altında'yı düşünmekten başka hiçbir şey yapamadım. 

 Eğer hala okumadıysanız hangi tarz kitapları seviyorsanız sevin gidip bu kitabı alın. Emin olun pişman olmayacaksınız.

PUANIM:


Kitabı Okurken Dinlediğim Müzik:


Sözleri kitaplar hiç alakalı olmayabilir ama okurken  ağlamama yardım eden hüzünlü bir şarkıydı. Kitabı okuduktan sonra sözlerinin çevirisine baktığımda yıkıldım. Oysa benin anladığım bölümler " So I cried cried cried, And now, say goodbye" ve "Oh you're my tragedy... tragedy,Oh you're my Tragedy," kısmı kitaba uyuyordu. 

Neymiş yarım yamalak İngilizce'yle bir halt olmuyormuş. Neyse sağlık olsun :D



 Ne zaman 130. sayfaya geldim anlamadım. Bu kadar geciktirdiğim için pişmanım. Okumaya kıyamıyorum resmen. Ayrıca kitabın içeriğini bilmeden okumaya başladığımdan benim için ayrı bir sürpriz oldu :D

Bu arada Araf çekilişine katılmayanlar sizi buraya alalım ;)



 Herkese merhaba! Uzun bir aradan sonra yeni bir kitap alışverişi videosuyla karşınızdayım :D Video çekmeyi çok seviyorum ama kitap alışverişi videosu çekmek bambaşka. Konuşurken kendimi kaybediyorum :D

 Bu arada videonun sonundaki sorularıma cevap verirseniz çok mutlu olurum. Çünkü ne yapacağım konusunda bir fikrim yok ama bir şeyler de yapmak istiyorum :(

 İyi seyirler :)



 Birçok aksilik yaşadıktan sonra sonunda videoyu yayınlayabildim. Lütfen video ile ilgili görüşlerinizi belirtin :)
 İyi Seyirler :)



 Aylarca bekledim. Neden bu kadar çabuk bitti ki :( Şimdi son kitabını kaç ay bekleyeceğim allah bilir. Harbi şaka maka en sevdiğim serilerden biri bitiyor. Çok hüzünlendim şimdi :(

 Bu kitap diğerlerine göre daha aşk doluydu. Yazar Marc- Jace-Faythe arasındaki aşk üçgenini gözümüze gözümüze soktu. Faythe'yi mal gibi bir Jace bir Marc dedi durdu. E o da haklı. İki tane harika erkek arasında kalmak zor olmalı. Ne ballısın be Faythe !

 Bu kitapta beni ağlatmadığı için sevgili yazarımıza çok teşekkür ediyorum. Yoksa ben yazarımızın sadist olduğunu düşünmeye başlayacaktım. Rachel okuyucuların hep acı çekip ağlamasını istiyor gibi görünüyor çünkü. 

 4. kitapta olan bazı olaylar yüzünden kitap pek buruk başladı. (Yazarın 4. kitapta yaptığı ihanete hala inanasım gelmiyor.) Sonrası bol sinir krizi. Okurken kendimi o kadar çok kaptırdım ki kitabı bitirene kadar sürekli " Ya yürü git başımdan zaten dertliyim." gibi sözler söyledim.

 kitap bittiğinde o kadar çok karmaşa vardı ki yazar nasıl bütün olayları bir çözüme kavuşturup seriyi bitirdi diye merak ediyorum. Umarım bu seri bittiğinde Pegasus yazarım diğer kitaplarını da çıkarır.

PUANIM:


 Köye giderken orada bol bol sıkılacağımı bildiğim için giderken yanıma okuyacağım dört kitabı aldım. Bunlardan alttaki üç kitap okundu. Dedektif Kurukafa ise akşama biter. Yakıda yorumlarım blogda olacak :) 


 Sonunda okuyacağım ! Nasıl mutluyum anlatamam. Ama  biterse diğer kitabın çıkmasını beklemem gerektiğini hatırlıyor ve kahroluyorum :'(

 Allahım! Kapağın güzelliğine bakar mısınız ? 

 Hemen bitirmemeye çalışacağım. Bakalım kaç gün dayanabileceğim :)



 Nasıl acı çekiyorum a okuyucular bir bilseniz :( Çok sevdiğim çıksın diye dört gözle beklediğim kitap çıktı ama ben alamıyorum :( Okumadığım kitaplar biriktiği için annem artık kitap için para vermiyor. Okul kapandığı için harçlık da almıyorum. Yani öylece kaldım :(

  Arada bir gidip okuoku sitesinde bakıyorum. Seviyorum. İleride alacağım seni deyip kapatıyorum. Halimi görseniz oturup ağlarsınız valla :( Keşke o kadar merak etmediğim kitapları almasaydım diyorum.

 Bu yayınevlerinin olayını da çözdüm. kışın kitaplar için bizi süründürüyorlar. Yazınsa kitapları patır patır çıkarıyorlar. 

 Bunalıma girmeye gidiyorum :(

Kesinlikle kötü bir kitap diyemem. Çünkü daha konusunu doğru dürüst anlamadım. Ama bu aralar akıcı fazla kafa yormayan kitaplar okumak istiyorum. O yüzden Kaseti başka bir zaman okumak üzere kitaplığıma uğurluyorum.

Sırf kapağının güzelliği için almıştım. Konusu nedir necidir bilmiyorum =D  Dünya'yı gezin. Kitap alışverişlerini benim gibi yapan bir kişi bile bulamazsınız =D Bu akşam inek gibi test çözdükten sonra okumaya başlayacağım. Umarım iyi bir kitap çıkar.

Uzun süredir bloğumla ilgilenmiyorum.Bahar mı çarptı beni ?Cıks. Derslerim mi yoğun ? Hiç değil. Peki neden bloğunu ihmal ettin derseniz bana göre çok mantıklı bir açıklaması var(seriyi okumayanlar kesinlikle saçma bulacak =D ) 


 Bu aralar Rüya Ateşi'nden kafamı kaldıramaz durumdayım. Bunu yazarken bile aklım kitapta. bitmemesi için sürekli geriye dönüşler yaparak okuyorum.Buna rağmen yetmiş sayfa kaldı :'(

İşte bu kitap yüzünden blogdan bu derece koptum. Eminim seriyi okuyanlar beni anlıyordur. Bu arada okuduğum bir kitap da arada kaynadı. Uçabilen Kız'ı yorumlamak için açmıştım bu postu ama gördüğünüz gibi kitabı yorumlayabilecek bir ruh halinde değilim. Sadece çok beğendiğimi ve her yaşa hitap edebileceğini söyleyebilirim.

Not: Nisan ayında okuduklarım videosunu Mayıs'ın başında yapmadım ama eğer isterseniz yapabilirim :)

UYARI: Birkaç gün boyunca blogum ateş serisi tarafından istila edilecektir. Benden söylemesi ;)

 Uzun süredir alışveriş yapmıyordum. Bu alışveriş bana ilaç gibi geldi :D Videodaki hatalarımdan ötürü özür dilerim. Video çekerken heyecanlanmayacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum :(

 Alışverişimi okuoku sitesinden yaptım dememe gerek yok sanırım :) 
 İyi seyirler :)