Herkesin kitaplığında bir köşeye atıp da okumadığı bir kitap vardır( Yoksa yok mu O.o) Bende kitaplığıma baktığımda bazılarının senelerce kitaplığımda süründüğünü fark ettim ve bunları sizlerle paylaşmak istedim.
Sizin kitaplıkta bir köşeye atıp da okumadığınız kitaplar var mı? Varsa hangisi ?
Diğer Haberler
Ben bu serideki hiçbir kadın karakteri sevemiyorum yahu ! İlk başta okurken Alexandria ne kadar tatlı bir kız falan diyordum. Bir süre okuduktan sonra Alexandria'yı boğma hayallerine daldığımı fark ettim.
Alexandria yetim kardeşini büyükten biri. Zaten ilk başta okuyuculara gösterilen bu güçlü yapısına hayran kadım. Alexandria bir gün iş görüşmesi için yemeğe gider. Yemekte psişik yeteneği sayesinde kötü bir şey olacağını sezer. Çıkışta da o ve kardeşi sapkın bir vampir tarafından kaçırılır ve çeşitli işkencelere uğrar. Bir süre sonra Avcı Aidan gelir ve onları kurtarır. Bu kitabın başında olan olaylar. Bundan sonrasında da pek bir heyecan verici olay olmadı. Birkaç dövüş sahnesi olsa da bana yavan geldi. Tam anlamıyla kötü diyemem kitaba ama çok düşük bir tempoda ilerliyordu. birde o Alexandria'nın bir haltı anlamama durumu yok mu ! Tamam çok güçlü olabilir falan ama en azından söyleneni dinleseydi. Dediğim dedik, sinir bozucu bir karakterdi.
Normalde bu kitaba devam etmezdim ama Ön Okumalar'ın burada yaptığı inceleme 5. kitabı merak etmeme yol açtı. Sırf merakımdan seriye devam edeceğim. Yoksa psişik kızlardan da karpatyalı erkeklerden de çok sıkıldım.
PUANIM:
Diğer Haberler
Kara Serisi uzun süredir kitaplığımda duruyordu. En sonunda okumamın vaktinin geldiğini düşündüm ve ilk kitabını bitirdim. Bu seriyi geciktirme sebebim konusunun vampirle ile ilgili olması. Bildiğiniz gibi birçok vampir kitabı özgün değil. Kara Prens için bunu söylemem mümkün değil. Yazar kesinlikle harika bir dünya oluşturmuş. Duyguları çok güzel aktarmış.
Karpatyalılar Romanya'nın Karpatya bölgesinde yaşayan özel bir ırk. Kan ile beslenebiliyorlar ve yüzyıllar boyunca yaşayabiliyorlar. Erkek karpatyalılar yetişkinliğe eriştikten bir süre sonra renkleri göremiyorlar. Dünyaları siyah- beyaz oluyor. Duygularını da kaybediyorlar. Ta ki ruh eşi olan kadını bulana kadar. Karpatyalı bir erkek ruh eşini bulduğu zaman gözü ruh eşinden başka hiçbir şeyi görmüyor.Yüzyıllardır karpatyalı bebek doğmadığı için birçok karpatyalı erkek ruh eşini bulamıyor. Yüzyıllar sonunda ruh eşini bulamayan karpatyalı erkekler ise vampire dönüşüyor.
Karpatya Prensi Mikhail'de artık ruh eşini bulamayacağını düşünüyor ve vampir olmaktansa intihar etmeye karar veriyor.Bu arada Amerika'dan Romanya'ya tatile gelen ve psişik yeteneklere sahip Raven bu gizemli adamın üzüntüsünü hissediyor ve Mikhail'e yardım etmek için onunla psişik bağlantı kuruyor. Psişik bağlantı esnasında Mikhail renkleri görmeye başlıyor ve artık ruh eşini bulduğunu anlıyor. Kitabı genel olarak beğendim. Benim için tek kusuru Mikhail ve Raven arasındaki aşkın bazen vıcık vıcık olmasıydı.
PUANIM:
Diğer Haberler
Ana SayfaKara Serisi



