Vefa Enver'i her yerde duyuyor ve geniş bir hayran kitlesinin olduğunu biliyordum. Haliyle kitaplarını çok merak ediyordum. 

  Daha önce çok popüler olan Türk yazarları okuyup hayal kırıklığına uğramıştım. O yüzden Çocuk Da Yapamadım Kariyer De'ye başlarken büyük bir beklentim yoktu. Vefa Enver beni bu konuda oldukça şaşırttı. İlk defa bir Türk yazarın kitabını bu kadar sevdim. Yazar sahip olduğu hayran kitlesini - ve kesinlikle daha fazlasını- hak ediyor. 

 Romantik komedi türündeki bu kitap  bir romantik komediden beklenecek tüm özellikleri barındırıyor.Bolca güldürüyor, yer yerde hüzünlendirmeyi başarıyor. 

 Kitabımız üç arkadaşın arkadaşlıklarını ve aşk hayatlarını anlatıyor. Benim kitaptaki favori karakterim Aslı oldu. Utangaç sıkılgan halleri sayesinde bol bol eğlendim. Ve ilk defa okuduğum Türk kitabında beni tarihi aşk kitaplarındaki erkek karakterler kadar etkileyebilecek bir erkek karaktere rastladım. 

 Eğer sizde romantik komedi  seviyorsanız bu kitap tam size göre. Romantik komedi için ayılıp bayılmayan ben bile Vefa Enver'i favori yazarlarım arasına ekledim. Gerisini siz düşünün ;)

PUANIM:


 Bir kitabın klasik olmasının elbet bir sebebi vardır ama sevemedim bu kitabı işte. Gereksiz konuşmalarla doldurulmuş gibi geldi bana. 

 Birde tam olarak yarım bıraktım diyemem. çünkü kitabı bitirmeme 50 sayfa falan kalmıştı. Sonunda kendime işkence etmekten vazgeçip başka kitaplara yöneldim.

 Kitabın içeriği harici puntolar biraz daha büyük olsaymış iyi olurmuş. İnsanın gözünü yoruyordu.



 Aslında kargo dün geldi ama blogumda bahsetmeyi unutmuşum :D Masamın üzerinde görünce blogumda yazayım dedim.

 Kargo elime ilk ulaştığında evdekiler ilk önce iğrenç sevinç gösterilerime katlanmak zorunda kaldılar. Çünkü Vefa Enver uzun süredir okumak istediğim bir yazardı. Sevinç gösterileriminin ardından seri sıralaması ne diye kara kara düşünmeye başladım. sonunda sıralamanın Çocuk Da Yapamadım Kariyer De,  Bunu Sen İstedin ve Neyse Ki Çocuk Yaptım şeklinde olduğuna karar verdim. Umarım doğrudur :D

 Aranızda Vefa Enver okuyanınız var mı ?
 Okuduysanız beğendiniz mi ?




 Bir ara iki romanı bir arada  okumayı denemiştim de başaramamıştım. Bu sefer önlemimi aldım ve kitap seçimlerinde dikkatli davrandım :)

 Eskici Ve Oğulları beklediğim gibi ağır ilerleyen, güzel bir kitap. İkinci kitap Gizlenen Tarih ise tarihi, eşya kişi ve yerleri konu alan araştırma kitabı. Birkaç sayfada bir şeyi inceliyor. Haliyle birkaç sayfa okuduktan sonra aklım Gizlenen Tarihte kalmıyor ve Eskici Ve Oğullarını okumaya devam edebiliyorum :D



 Bu videoda kasım ayında okuduklarıma göz atacağız. Tabi ondan önce videolarımla ilgili bir açıklamada var.

İyi seyirler :)




Okulda zorla okutulan Kuyucaklı Yusuf beklediğimden  kat kat iyi çıkan bir kitap oldu. Geçen sene İnce Memedi okumuştum. Öğretmenim İnce Memedi beğendiysem Kuyucaklı Yusufu da beğeneceğimi söylemişti .Öyle de oldu. Hatta İnce Memedden daha fazla beğendim. 

 Okumaya başlar başlamaz gözüme ilk çarpan betimlemeler oldu. Çok güçlü betimlemelerle daha kitabın başından büyülendim. Birde bunun üzerine duygular yansıtılınca da insan kendini kaptırmadan edemiyor. 

 Kitapta beni rahatsız eden tek olay okuduğum diğer Türk klasiklerinde de olan yazarın öyküye müdahale etmesi. ama bu durum oldukça nadir olduğu için o kadar da dikkat dağıtıcı olmadı.

 İnsan konusu aile dramı olan bu kitabı okurken toplum ne kadar değişirse değişsin bazı olayların yüzyıllar sonra bile aynı kalacağını anlayabiliyor. 

 Kitabın son sayfalarını okurken içimde bir burukluk hissettim. Kuyucaklı Yusuf kesinlikle okuyup bir köşeye atacağınız bir kitap değil. Uzun süre etkisinde kalabileceğiniz harika bir klasik.

  Kuyucaklı Yusuf her yönüyle beni şaşırtan ve büyüleyen bir kitap oldu.

PUANIM:


 Alışveriş videomu izleyenlerin  bildiği gibi okulumda kitap okutulacak ve bu kitaptan sınav olacağız. Bu sınavı yapılacak kitaplardan biri olan Kuyucaklı Yusuf'u okumaya başladım. 

 Büyük bir sinirle başlamış olmama rağmen elimden bırakamadım. Çok akıcı ve harika betimlemelerle başladı. Bakalım nasıl devam edecek?

Siz Kuyucaklı Yusufu okudunuz mu? okuduysanız düşünceleriniz nelerdir ?



 Herkese merhaba! Uzun bir aradan sonra yeni bir kitap alışverişi videosuyla karşınızdayım :D Video çekmeyi çok seviyorum ama kitap alışverişi videosu çekmek bambaşka. Konuşurken kendimi kaybediyorum :D

 Bu arada videonun sonundaki sorularıma cevap verirseniz çok mutlu olurum. Çünkü ne yapacağım konusunda bir fikrim yok ama bir şeyler de yapmak istiyorum :(

 İyi seyirler :)


Çekilişi kazanan kişiye mesaj attım. Umarım bir an önce döner ve  kitabı gönderirim :)


Herkese Merhaba!

 Heyecanlı Tuğçe dayanamadı ve tur takviminden bir gün önce videoyu yayınlamaya karar verdi :)

İyi seyirler :)





Bu güzel Kitabı kazanmak için çekilişe katılmayı unutmayın ;)

a Rafflecopter giveaway




 Melekler Zamanının fotoğrafını özellikle yandan çektim ki kitaplığımda nasıl hoş görüneceğini sizde görün. Kitabın sırt kısmı sadece bir renk üzerine yazı oldu mu sevmiyorum. Bunun yüzünden kitaplığımın büyük ksmı donuk görünüyor. Kitabı okuduktan sonra masamdaki kitapların yanına koyacağım ki kapağını sık sık görebileyim :D

 TANITIM:

Hafif acılar konuşabilir ama, derin acılar dilsizdir.

Aşk; herkesin yüreğindeki boşluğa göre şekillenen, herkesi farklı bir yerden vuran, herkesi başka bir iman ve ibadetle dolduran, öylesine sınırsız ve öylesine belirsiz bir kavramdı ki.

Aşk bir evrendi. Sonsuzluğun içinde, milyarlarca tür barındıran, kimi ateşten, kimi ışıktan, kimi dumandan, kimi yeşilden, kimi beyazdan, kimi sudan, kimi topraktan...

Milyonlarca farklı yıldız, canlı, cansız ve bilinmezden oluşan evren kadar zengin... Milyonlarca şarkıya, şiire ilham olacak kadar bereketli...

Kimine umut getirecek kadar parlak. Kimini umutsuzluğa mahkûm edecek kadar karanlık. İşte bu kadar değişken, bu kadar tanımsız bir şeydi aşk...

Bir tek, tarafları net ve değişmezdi. Bir "seven" bir de "sevgili..."

Yusuf ve Yesra... İki kardeş...Tek can... Ve onları ayıran babaları... Küçük Yusuf'u tarikatın emrine gönderirken, gencecik Yesra'yı yaşlı tarikat liderine eş olarak verir.

Sonra...

Sonrası mücadeleci Yusuf'un tarikattan kaçışı ve Barlas oluşu. Hayatı keşfi . Mucizelerin ona getirdiği hayatının melekleri Nesil ve Ekin. İç içe geçmiş, soluk soluğa okunan bir adamın iki hayat mücadelesi. Yesra ve Yusuf'un yürek burkan, sarsan hikâyesiyle irkilecek, Nesil ve Barlas'ın aşklarıyla yaşamın ne denli bir mucize olduğuna tanıklık edeceksiniz...

 Bu kitabı okumayı sürekli erteledim. Çünkü beğenmeyeceğimi düşünüyordum. Malum Türk yazarlar konusunda pek ön yargılıyım. Beklentilerimin kat kat üstünde çıkan bir kitap oldu.

 5 yaşında dedektif yazısını okuyunca bu nasıl kitap ya dedim. Çünkü saçma gelmişti. Okurken bu düşüncem değişti. her şey o kadar akla yakın bir şekilde kurgulanmış ki okurken hiçbir şey abartı gelmedi. Kurgusu, anlatım şekli mükemmeldi. Sonunda ise ağzım açık kaldı. Hiç böyle bir son beklemiyordum. 

 Kitabın en beğendiğim özelliği aslında ilk başlarda kitabı erken okumamı önleyen 5 yaşındaki dahi Alper Kamu oldu. Apler'in  bilmiş halleri beni öldürdü :D

 Yazarın başka kitapları varmış. Onları da almayı düşünüyorum. 


PUANIM:



 Köye giderken orada bol bol sıkılacağımı bildiğim için giderken yanıma okuyacağım dört kitabı aldım. Bunlardan alttaki üç kitap okundu. Dedektif Kurukafa ise akşama biter. Yakıda yorumlarım blogda olacak :) 


 Bayrama girmeden önce bir video çekeyim dedim. Çünkü bayram bitimine kadar -maalesef- köyde olacağım için blogumla ilgilenemeyeceğim. Video diğer videolarıma göre kötü olabilir. Çünkü oruç oruç anca bu kadar konuşabildim :D 

 Okurken sizi bol bol güldüren kitapların adını benimle paylaşırsanız sevinirim :)



  Herkesin kitaplığında bir köşeye atıp da okumadığı bir kitap vardır( Yoksa yok mu O.o) Bende kitaplığıma baktığımda bazılarının senelerce kitaplığımda süründüğünü fark ettim ve bunları sizlerle paylaşmak istedim.  

 Sizin kitaplıkta bir köşeye atıp da okumadığınız kitaplar var mı? Varsa hangisi ?

Beni çok şaşırtan bir kitap oldu. İyi olmasını bekliyordum ama harika bir kitap beklemiyordum açıkcası. Beklediğimin çok çok üstündeydi. Ayrıca ilk defa bir Türk yazarın kitabını çok beğenmenin mutluluğunu yaşıyorum :D

 Kahperengi problemli bir ailede büyüyen Narin'in o aileden, aşkından sıyrılıp yeni bir hayata başlamasını ve yeni hayatında kaçtığı eski hayatıyla yüzleşmesini anlatıyor.Diziyi izlemeye daha önce başladığım için kitabı okurken de sürekli kıyaslama yaptım. Kitap diziye göre çok daha güzel.Çünkü dizinin uzaması için birçok değişiklik yapılmış ve bu dizinin basit bir konuya sahip olmasına neden olmuş.

Karakterlerin kitaptaki ve dizideki halleri çok farklı. Narin kitapta mavi gözlü ve biraz daha pasif biri. Fırat ise serserinin teki. Dizide ise kahraman gibi gösterilmiş. Gerçi böyle yapmalarını anlıyorum. Çünkü izleyici karşısında kahraman birini bekliyor.

Anlayacağınız kitabı okuduğuma pişman değilim.Keşke daha önce alsaymışım.

PUANIM:



Dün akşam okumaya başladım ve şu anda 135. sayfadayım.Bitmesi için sabırsızlanıyorum. Yanlış anlamayın sıkıldığımdan değil. Sonunda neler olacağını merak ettiğimden :)

 Aslında birkaç gün oldu biteli ama yorumlamaya daha yeni fırsat buldum. Bu kitaptan beklentilerim çok yüksekti. Çünkü ben Türk yazarların kitaplarında hep hayal kırıklığına uğramış biriyim. Herkesin bayılarak okuduğu Eroinle Dans beni sinir krizine sokmuştu. Hiç o bağımlılığın kötü tarafını yansıtamamıştı. Hatta bazı yerlerini özendirici bile buldum. Sonra Elif Şafak'tan birkaç kitap okudum. Onun da tarzını benimseyemedim. Birkaç  Türk yazarı daha okumayı denedikten sonra elime hiç Türk yazarın kitabını almadım. Çünkü hep hayal kırıklığıyla sonuçlanıyordu. Bende bu kitabı beğenirsem.  Türk yazarlardan da kitap okumaya başlayacağım diye bir karar aldım. Hadi şimdi kitap hakkındaki düşüncelerime bakalım.

 Okumaya başladığımda kitaba pek ısınamadığımı belirtmiştim. Çünkü benzetmelere çok yer veriliyor ve bazı olaylar çok abartılıyordu. Maalesef bu durum kitabın yarısına kadar sürdü. Kitabın yarısından sonra olaylarda hareketlilik başladı. Ondan sonrasında da gözüme hiçbir şey takılmadı. Vardıysa da ben göremedim. Çünkü çok heyecanlıydı. İlk yarısında elimde sürünen kitap ikinci yarısında hemen bitti. Sonu çok şaşırtıcıydı. Kitabın sonunda ağzım bir karış açık kaldı.

 Şaşırtıcı bir sonu olmasına rağmen yine de benden yüksek bir puan alamayacak bu kitap. Çünkü Yazarın kullandığı dil bana çok yapay geldi. Ağdalı dil yerine günlük dili kullanılsaydı olaya daha çabuk adapte olurdum. 

 PUANIM:


 Uzun süredir alışveriş yapmıyordum. Bu alışveriş bana ilaç gibi geldi :D Videodaki hatalarımdan ötürü özür dilerim. Video çekerken heyecanlanmayacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum :(

 Alışverişimi okuoku sitesinden yaptım dememe gerek yok sanırım :) 
 İyi seyirler :)

 Aslında daha kesin bir düşünceye sahip değilim ama sevemedim ben bu kitabı. Konusuyla alakalı falan değil. Aksine bence harika konusu var. Sadece çok benzetme yapılması okurken beni rahatsız ediyor. Tabii başından bir şey söylemek mümkün değil. Belki ileride  konunun heyecanlı olmasından başka hiçbirşeye dikkat edemeyeceğim. Okuyup göreceğim. 

 Peki siz neler okuyorsunuz ?