Bugün kitaplarda hoşlanmadığım şeylerden bahsedeceğim. Bu kitabın içeriğine yönelik değil, tasarımına yönelik bir yazı olacak. Tabi tasarım deyince akla yayınevleri geliyor. ( Bir gün yayınevlerinin toplanıp beni öldürmelerini bekliyorum :P )

Şimdi bakalım Kitap Aşığı nelerden hoşlanmıyormuş.

1. Karakterleri Temsil Eden Görseller


 İnsanların birçoğu neden film izlemek yerine kitap okumayı seçer? Tabi ki bize sunulan görselle yetinmeyip hayal gücümüz eşliğinde bir yolculuğa çıkmayı tercih ettiği için. Bu amaçla kitap okuyan insanlara okudukları kitaptaki karakterleri temsil eden görseller eklemelerini çok sinir bozucu buluyorum.

 Yandaki görsellere bakacak olursak sağ alttaki kadının Anita ile ne alakası var? Bırakın okuyucular karakterleri kitapta anlatıldığı gibi hayal etsin.






 Kitaplığımdan kapakta kitabın karakterlerini temsil edecek görselleri barındırmayan birkaç kapak örneği. Bence yukarıdaki kitap kapaklarından kat kat güzeller.

 Özellikle Arkadya ile Ephesusu bu konuda çok beğeniyorum. Epsilondan genellikle tarihi aşk kitabı aldığım için fazla bir bilgim yok ama Ateş Serisini çıkarırken gayet başarılı buluyordum.




2. Kapak Dayanıklılığı

 Eminim birçok kişinin katılacağı konudur bu. Biz kitap kurtları kitap okumak için uygun zamanı beklemeyip kitabımızı yanımızda taşıyarak bulduğumuz her fırsatta kitap okumaya çalışırız. Bu yüzdende çantalarımızdan kitap eksi olmaz. Okuduğunuz kitabı çantanızdan çıkardığınızda ağzının yüzünün yamuk yumuk olduğunu gördünüz mü ? Ben gördüm. Sok sinir bozucu bir durum. Her ne kadar kitabı korumak için kılıf hazırlasam da iş kapağın kalitesinde bitiyor.


 En altta gördüğünüz üzere Artemis ve DEX bu konuda pek başarılı yayınevleri değil. DEX'ten fazla kitap okumadım ama benim okuduklarım -özellikle Beni Seç ve Elit- kapak konusunda başarılı değil. Artemisten yeteri kadar kitap okuduğumu düşünürsen Artemis bu konuda lider ve liderlik bayrağını elinden bırakmak gibi de bir düşüncesi yok maalesef.

 Öte yandan Epsilon bu konuda çok başarılı. En üstteki fotoğrafa baktığınızda en fazla ne kadar bükebildiğimi göreceksiniz. Epsilon'dan bir kitap okurken rahatlıkla çantama atabiliyorum.

3. Küçük Punto

 Küçük punto benim için tam anlamıyla kabus. Küçük Puntolu kitapları okurken kitap ne kadar güzel olursa olsun işkence oluyor. Gözlerim sulanıyor ve kuruyor :(

Martı Yayınları bu konuda büyük puntolarıyla gönlüme taht kurdu.


Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz ? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın :)



Gerçek mutluluk nedir, nerededir? Peki, onu bulmak için ne kadar ileri gidebilirsiniz?

Ella Beene için mutluluk eşi Joe ve Joe’nun önceki evliliğinden olan iki küçük çocuğuyla kurduğu mutlu yuva demektir. Ancak bir yaz sabahı Joe’yu onlardan sonsuza dek koparan acımasız dalga, sadece onu değil sırlarını da beraberinde götürür. Üç yıl boyunca çocuklara kendi öz evlatlarıymışçasına bağlanan Ella’nın hayatı, cenaze töreninde çocukların biyolojik anneleri Paige’in ortaya çıkmasıyla da tamamen altüst olur.
Joe’yla evlilikleri boyunca Paige’in Joe’yu ve çocukları terk edip gittiğini ve ortadan kaybolduğunu sanan Ella’nın kalbinde tarifsiz bir acı, elindeyse çözülmesi gereken yepyeni bir bulmaca vardır artık. Bir yandan canından çok sevdiği çocukları için Paige ile velayet savaşı verirken, diğer yandan Joe’nun ona miras bıraktığı diğer şeyin, yani hiç açılmamış mektupların içinde pusuda bekleyen sırların ardındaki gerçeği öğrenmek zorundadır. Ella, kalp ağrıları ve gözyaşlarıyla dolu bu yolculukta her şeye rağmen umut etmeyi bir kez daha hatırlayacaktır.
Seré Prince Halverson’ın duygu yüklü kaleminden dökülen Mutluluğun Öteki Yüzü, herkesi derinden etkileyecek, yüreklerinize kazınacak türden bir roman.


“Halverson’ın güçlü ve gerçekçi bir hikâyeyle süslediği bu harika roman sizi alıp götürecek. Sayfaların nasıl akıp gittiğini anlamayacaksınız bile.”
Library Journal

 Çıkış Tarihi: 12 Ağustos



Birçok kişi kitap tavsiyesi istiyor ya da kitaplığımdaki tüm kitapların çok kötü olduğunu nasıl okuduğumu soruyorlar. Tabi ki kitaplığımdaki tüm kitapları ayıla bayıla okumadım. Arada büyük hayal kırıklığı yaratan kitaplar var. Bende bu iki soru için bir video hazırlayayım dedim.



Videomda çok severek okuduğum yedi kitabı anlatıyorum. Videoda söylemeyi unuttuğum birkaç şey var.Onları da buraya ekleyeyim ki videoyu izlerken bu kız ne diyor demeyin :D

Pegasus Yayınlarının Cevabı:"Merhaba Tuğçe; Yayın takvimimiz çerçevesinde yayımlanacak. Tarih konusunda önceden bilgi veremiyoruz. İlgin için teşekkür ederiz."

Dönüşüm Serisi Hakkındaki Yazım: TIKTIK.

Gece Avcısı Serisi Hakkındaki Yazılarım:  Gece Avcısı Serisi tıktık.





Ahmet KARAYÜN’ün “DOKUZ” adlı romanından.

...Kanıyorum bak, her yanım kızıl kan içinde.
Kanıyorum gördüğüm o düşe hemen, her seferinde.
Oysa hiç kanamıyorum o eşsiz gülüşüne.
Ne kanmak düşlerime ne kandırmak kendimi ne de kana kana doymak sana… Eviriyorum, çeviriyorum koskoca bir hiçlik elimde...

***
“Süveyda” diye mırıldandı. “Demek ki kalbine koskoca dokuz yıldan sonra soktun beni. Benim siyah gül tutkumun Süveyda olduğunu anlaman için koskoca 9 yıl geçmesi mi gerekliydi? Evlenmemizin üzerinden çok da zaman geçmeden evvel anlamıştım gerçek aşkın ne olduğundan habersizliğini. Evlenmeden önce kalbinde gördüğüm o küçük siyah noktayı büyütmeni, beni oraya koymanı bekledim hep. Süveyda nedir, bilir misin Samir? Süveyda, siyah küçük bir noktadır ki, insan karşısında ki kişiye gerçekten sevgi duyduğu an kalbine düşer bu kara leke. Kandaki siyah bir pıhtıdır Süveyda; Hem maddi hem de uhrevi âlemin tümünü kuşatan bir öz ve insanın varlığının bir hakikatidir. Nasıl ki, bir meyve çekirdeği özünde ağacını barındırıyorsa, şu Nokta-i Süveyda adı verilen kara leke de kâinatın özünü barındırır içinde. İnsanlar bilmese de dünya sevgi üzerine kurulmuştur ve bir insan âşık olduğunda kalbine düşen o süveyda, suya damlatılan mürekkep gibi çözülür; Yavaş yavaş büyür ve tüm benliğini kaplar. İşte insanın bedenine yayılan o kara lekeye Kara Sevda denir ve bu hastalığa tutulan ruh ve beden savunmasız hale gelir. Odur ki sevgide azalma olduğunda bu leke küçülür, küçülür ve zamanla iyiden iyiye yok olur. Kara sevda bu kara lekeden gelir ve hatta Mecnunun körlüğü, kalbini kaplayan o kara süveydadan bilinir. Hayatındaki varlığım tehlikeye girdiğinde beni ne kadar sevdiğini anladın ve kalbinde ki o lekeyi çok kısa zamanda büyüttün. İşte bu siyah güller de rengini o kalbinde ki süveydadan aldı. Kalbindeki aşkımdan rengini alan bu siyah güllerin yalnızca bir matem çiçeği oluvermesi ne acı değil mi? Oysaki senin ellerinden almayı dilediğim bu güllerin aşkımızın nişanesi, mutluluğumuzun mührü olmasını isterdim.”



Kitap seçimlerinde kapağa çok önem veren biri olarak Beklediğim Sensin'in kapağına bayıldım. Zaten Ephesus Yayınları bu konuda oldukça başarılı.Okumak ve yorumlamak için sabırsızlanıyorum. Ayrıca 2011 yılının  en iyi 10 romanı arasında gösterilen Beklediğim Sensin 'in film hakkı satın alınmış.

Tanıtım Yazısı:

Yirmi beş yaşındaki Kate Kontent 1937 yılının son gecesini oda arkadaşıyla beraber Greenwich Villagedaki ikinci sınıf bir caz kulübünde geçirmektedir ve ikisi, ceplerindeki toplam üç doları mümkün olduğunca idareli kullanmak zorundadırlar. Masmavi gözlere ve etkileyici bir gülüşe sahip yakışıklı bankacı Tinker Grey kulübe gelir ve yanlarındaki masaya oturur. Bu tesadüfi tanışma ve şaşırtıcı sonuçları, Kateyyi Wall Street firmasının sekreter odasından New York sosyetesinin üst basamaklarına ve Condé Nastın yönetici ofislerine; kıvrak zekâsı ve kendine özgü soğukkanlılığından başka dayanak bulamayacağı seçkin ortamlara taşıyan bir yıllık yolculuğun başlangıcı olur.

"Mükemmel! Zekice, nüktedan ve büyüleyici."
David Nicholls

"Büyük Buhran döneminde Manhattanda mücadele etmek ve hayatta kalabilmek üzerine yazılmış, ilgiyi hak eden, çok başarılı bir ilk roman…"
Wall Street Journal
"Bu hareketli dönem hikâyesiyle Towles filmlerden aşina olduğumuz siyah-beyaz Manhattanı, garip komiklikleri, kadın-erkek arkadaşlıkları ve romantik fesatlıklarıyla yeniden canlandırıyor. Towlesun karakterleri karışık bir dönemde yaşayan, kendilerine gerçek yaşamlar kurmaya çalışan genç Amerikalılar."
The New York Times

"En ilginç olan, Towlesun hikâyeyi anlatma, günümüz kültüründe nadiren tasvir edilen bir yeri ve zamanı resmetme şekli. Erkek yazarın, bir kadının ağzından anlatılan öyküye bu kadar hâkim olması da etkileyici."
USA Today

"İçinde kaybolmanın çok kolay olduğu, büyüleyici bir hikâye."
The Observer

"Belli ki yazar, kitapta anlattığı seçkin yaşamlara sahip, hayat dolu ve bazen pervasız karakterleri çok iyi tanıyor."
People

"Tarz sahibi."
The Boston Globe

"Olağanüstü bir ilk kitap..."
Publishers Weekly

"Yazar zarif ve güçlü bir anlatıma sahip."
Kirkus Reviews

"Elden bırakmanın mümkün olmadığı bir roman."
O, The Oprah Magazine


                                                                                                     

O kadar üzgünüm ki? Birkaç ay önce Ateş Serisi'nin ilk kitabı olan Karanlık Ateş'i almıştım. Keşke almasaydım. Zaten ikinci kitap olan Kan Ateşi'ni hiçbir yerde bulamamıştım. Zaten ben bu seriye başlamadan önce okuyucuların Epsilon Yayınları'nın bu seriyi önemsemediğiyle ilgili yorumlar okumuştum. Nereden bilebilirdim ki seri rezil olacak.




Öncelikle şunu söyleyeyim bu seri en kaliteli fantastik serilerden biri. Yani birçok seriden daha çok değer verilmesi gerektiğine inanıyorum. Ama maalesef öyle olmuyor.  Kapağı yenilenen serinin ilk iki kitabı tekrar basılacak. Bendeki ilk kitabın eski kapak olması beni çok üzdü. Çünkü apak berbat. Her şeyi gözardı edebilirim de o gül nedir öyle ya ! Kapak kitabın konusunu hiç yansıtmıyor.İkinci kitap olan kan ateşini hiçbir yerde bulamamıştım. En azından aldığımda onun kapağı güzel olacak. 

                                                


Madem bu kadar önemsiyorsun git kitabın yeni baskısını al dediğinizi duyar gibiyim. İşte asıl probleme geldik. Bu üç kitaptan sonrasını Artemis Yayınları çıkarmaya başlayacak. Yani bundan sonraki kitap kapakları rezil olacak. Ben Artemis Yayınları'nın hiçbir kapak çalışmasını sevmedim. Seven birine de rastlamadım. Durum böyle yani.

Bu arada bu seriyi fantastik sevenlere kesinlikle tavsiye ediyorum. Başlamak isteyenlerde ikinci baskıyı beklesinler. Sonra benim gibi üzülebilirler.


 En sevdiğim iki seri -Dönüşüm Serisi ve Gece Avcısı Serisi- yayınevleri tarafından çıkacağı söyleniyor. Ama bu konuda çok şüphelerim var. Pegasus Yayınları Dönüşüm Serisi'nin 2. kitabını söylediği tarihten birkaç ay geç çıkarmıştı. İnşallah böyle bir şey olmaz. 

 Artemis Yayınları ise 15 Haziranda bu fotoğrafı paylaştı.


  Sonrasında bir açıklama yapılmadı. Aslında bu seri konusunda endişelerim bu kitaptan sonra ne olacağı. 


 Vlad ile ilgili olan seri Once Burned yurt dışında çıktı.Türkiye'de ne zaman çıkar orasını bilemiyorum ama şu anda en çok beklediğim kitap. Vlad Gece Avcısı Serisinde en sevdiğim karakter. 



 Normalde yazarların bu işi paraya dökmesini sevmem. Ama bu seri için geçerli değil. Jeaniene Frost umarım bol bol kitap çıkarır.Birde Kediciğin novellaları vardı. Çıkarılsın diye çok baskı yapıldı. Sonra Artemis çıkartacağız dedi. Ama sonrasında bu konudan hiç bahsedilmedi.  Umarım Artemis beni şaşırtır ve novellaları çıkartır.