Birçok aksilik yaşadıktan sonra sonunda videoyu yayınlayabildim. Lütfen video ile ilgili görüşlerinizi belirtin :)
 İyi Seyirler :)



 Prenses Cleoina taht için kaçıncı sırada? 
Prenses Cleoina “Cleo” Aurora Bellos, Kral Corvin’in en küçük kızı ve güneşli Auranos tahtı için sıradaki ikinci veliaht. Ateş ve hava tanrıçası, Cleiona’dan esinlenilerek adlandırılmıştır. Sevimli görünmek ve
 kibar olmaktan başka hiçbir görevi olmadan, fazlasıyla şımartılarak yetiştirilmişti ve kimsenin öğrenmemesini umduğu, karanlık bir sırrı vardı.

 
Kral Gaius Damora’nın takma adı nedir? 
Kral Gaius Damora siyah granitten kalesinde, Limeros’u demir bir yumrukla yönetiyordu; acımasız bir yürek, buzlarla kaplı bir tabiat gibi soğuk. Saltanatı ona Kanlı Kral (King of Blood) ünvanını kazandırmıştı, ama ona sorarsanız o, kendisini karısı Kraliçe Althea ve iki sevgili çocuğuna her zaman sahip çıkan, sıcak kalpli bir baba olarak görüyordu.
Tavrına örnek olarak Bölüm 14’te syf 186 da son paragraf var.

 
Morgan Rhodes’un Yıkıllan Krallıkları yazarken esinlendiği film hangisi? 
Bu kitabı yazarken bir karakter üzerine yoğunlaşarak onun hikayesini anlatmak yerine, daha büyük bir kanvasta çalışmak ve farklı topraklar, kendi sorunları ve planları olan farklı karakterler üzerinden ilerlemek istedim. 
İlham kaynağı olarak… hayatım boyunca okuduğum her kitap sanırım bir miktar etkiledi. Fantastik türü her zaman sevmişimdir. Legend, Willow, Yüzüklerin Efendisi üçlemesi ve daha yakın tarihten HBO’nun Taht Oyunları dizisi isim verebileceğim birkaç tanesi

Reis Basilius’un aradığı neydi? 
Reis Bailius Paelsia’nın lideri; herhangi bir tanrıya ya da tanrıçaya tapınmayan bir ülkenin. Onun yerine halkından biri olduğunu iddia eden, ancak korunaklı yerleşkesinde yaşayan bir adama tapıyorlardı. 
Basilius kendini büyücü olarak adlandırıyordu ve Paelsialıların büyük bir kısmı da ona inanıyordu. Zamanının büyük bir kısmını elementia’nın kaynağı olan, bin yıldır kayıp Kindred’i bulmak için meditasyonla geçiriyordu.

 
Lucia’nın sakladığı sır nedir? 
Lucia hakkında gizli bir kehanet vardı; çok güçlü, doğaüstü bir yetenek


En güçlü krallık hangisi
Auranos, Limeros ya da Paelsia birbirinden tamamen farklı üç krallıktı. Birlikte Mitika’yı oluşturuyorlar. Mitika, İngiltere boyutunda bir kıtaydı. Bu üç krallıktan ikisinin lanetlenmiş olması da işleri bir hayli karıştırıyordu. Bu krallıkları yöneten üç liderin de ilgilendiği iki şey vardı; güç ve hayatta kalma arzusu. 
Sonuç olarak Mitika’da siyah ve beyaz gibi net renkler yoktu, sadece oldukça geniş bir gri palet vardı. Bazıları daha koyu griyken, bazıları daha açık griyd
i.

Limerosluların taptığı Tanrıça’nın adı nedir?
Limeros, Mitika’nın kuzeyinde yer alan krallık, yıllar içerisinde ciddi bir mevsim değişikliği yaşamıştır: Bitmek bilmeyen bir kış ve sadece ılık birkaç haftadan oluşan bir bahar. Bu zorluklardan dolayı Limeroslular inançlarına oldukça bağlıydı. Valoria adlı Tanrıça’ya inanıyorlardı; suyun ve toprağın tanrıçası ve Limerosluların bağlı olduğu güç, inanç ve bilgeliği tam olarak temsil ediyordu


Jonas Wildlands(kitapta nasıl) ormanına ne için gidiyordu? 
Paelsia’nın kurak topraklarında yetişmiş on yedi yaşındaki Jonas Agallon, bir şarap satıcısının en genç oğluydu. İki krallığı ayıran topraklardan, korumaları geçerek Auranos’un verimli topraklarında, zenginlerden çalmayı öğrenmişti. Arkadaşları ve kadınlar arasında pek seviliyordu. Geceleri uzun ve soğuk olabilirdi, ama asla yalnız değildi. Jonas kaderin yeterince motive edildiğinde kontrol edilebileceğine inanıyordu ve trajedi gelip de onu bulduğunda tam bir savaşçı olduğunu fark eder.

 Auranos Kalesi neyden yapılmıştı? 
Auranos ismi Latince altın kelimesinden, aureus, esinlenilmiştir. Mitika’nın refah içerisindeki bu ülkesi güneyde yer alıyor. Kale krallığın ortasında, duvarlarla çevrili saray şehri, Altın Şehir’de yer alıyor. Kale güneş altında parıldayan, değerli bir metalden yapılmıştır.

 
Magnus’un isminin anlamı nedir? 
Kral Gaius’un oğlu Prens Magnus Lukas Damora, buzlu krallık Limeros’un veliahtıdır. Birçokları Magnus’un aynen yakışıklı fakat zalim, sadist babası gibi olduğunu sanmaktaydı, ne de olsa ikisi dış görüntüde fazlasıyla birbirine benziyordu. 
Magnus’un ismi büyük kelimesinin Latince’sinden gelmektedir. Babası Prens Magnus’tan büyük şeyler beklemekteydi, tabii ki bu büyük şeyler kendi planlarına uyduğu sürece.



 Kitabın kapağını açar açmaz bambaşka bir dünyaya sürüklendim ve kitap bitene kadar gerçek hayattan koptum. Elimden bir türlü bırakamadım. Ben nereye gittiysem Yıkılan Krallıkları da götürdüm.

 Yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Harika bir hayal gücü var ve bu hayal gücünü kağıda dökmekte çok başarılı. Morgan Rhodes biz okurları götürdüğü dünyada her şey farklı ama kitabı okurken hiçbir zorluk yaşamadım. Ayrıca bu tarzda yazılan birçok kitap gibi ağır ağır da ilerlemiyor. Okurken bir sonraki sayfayı çevirip neler olacağını öğrenmek için can attım.

 Yıkılan Krallıklarda üç krallığın mücadelelerini görüyoruz. Kitap her ne kadar fantastik olsa da devletlerin arasındaki diyaloglar oldukça akla yatkın ve günümüzdeki devletlerde bile görebileceğimiz bir şekilde işlenmiş. Bu da kitaba daha çabuk adapte olmamızı sağlıyor.

   Kapak ise tek kelimeyle MÜKEMMEL! Bu kapağa kötü diyecek insanoğlu yoktur herhalde :D

 Sonuç olarak Yıkılan Krallıklar bayılarak okuduğum ve gözüm kapalı önerebileceğim bir kitap :)

PUANIM:




  Herkese merhaba! Bu turumuzda DEX'ten çıkan Yıkılan Krallıklar adlı kitabı inceleyeceğiz.

 Turumuza bu güzel kitabı kazanmak için çekilişe katılmakla başlayalım :)

a Rafflecopter giveaway


 Bugün boyunca olan olaylar beni o kadar çok yıprattı ki sinirden hastalandım. Ateşim çıktı ve midemin bulantısından bir şey yiyemedim bile. Şu anda tek isteğim kafamı dağıtmak. Tabi bu durumda devreye güzelim kitaplarım giriyor.

 Ben bu güzelim kitabın sayfalarında kaybolmaya gidiyorum. Bu arada zor günümde beni destekleyip moral veren herkese teşekkür ederim :)




Prenses: Lüks bir dünyada şımartılarak büyütülmüş Cleo, uzun zaman önce yeryüzünden silinip gittiği düşünülen büyünün peşinde, zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda.

Asi: Haksızlıklar yüzünden öfkeden deliye dönen Jonas, ülkesinin sefalet içinde kalmasına neden olan baskıya karşı ayaklanıyor ve hiç tahmin etmediği bir görev üstleniyor.

Büyücü: Kraliyet ailesinin bir ferdi olan Lucia, geçmişi hakkındaki gerçeği ve sahip olacağı kehanet edilen doğaüstü gücünü keşfediyor.

Veliaht: Şiddetle büyüyen ve fetih için eğitilen, kralın ilk çocuğu Magnus, yüreğin kılıçtan daha keskin olabileceğini anlıyor.

Mitika’nın üç krallığında da büyü uzun zaman önce unutulmuştu. Şimdi, barışın hüküm sürdüğü yılların ardından, ölümcül bir huzursuzluk içten içe, bir hastalık gibi yayılıyor. Her bir krallığın lideri güç için savaş baltasını çıkardı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Krallıklar yıkılacak. Peki ama her şey yıkıldıktan sonra kim zaferle ayakta kalacak?

Yazar Tanıtımı:

Morgan Rhodes Ontario, Canada'da yaşamaktadır. Çocukken, hep bir prenses olmak istemiştir -Her iki krallığı ve presnsesi atesten kurtarmak için keskin kılıcını kaldırmyı bilen türden- nefes alan ejderhalar ve karanlık büyücüler. Bunun yerine, o bir yazar oldu, bu daha iyi gibidir ve daha az tehlikeli. Yazmakla birlikte Morgan fotoğraf, seyehat ve reality TV'den hoşlanır, ve kitapların bütün türü için henüz oldukça seçici bir obur okuyucudur. Başka bir takma adı altında, birçok paranormal romanların uluslararası çok satan yazarıdır. Yıkılan Krallıklar onun ilk yüksek fantezisidir.




 Bugün kitaplarda hoşlanmadığım şeylerden bahsedeceğim. Bu kitabın içeriğine yönelik değil, tasarımına yönelik bir yazı olacak. Tabi tasarım deyince akla yayınevleri geliyor. ( Bir gün yayınevlerinin toplanıp beni öldürmelerini bekliyorum :P )

Şimdi bakalım Kitap Aşığı nelerden hoşlanmıyormuş.

1. Karakterleri Temsil Eden Görseller


 İnsanların birçoğu neden film izlemek yerine kitap okumayı seçer? Tabi ki bize sunulan görselle yetinmeyip hayal gücümüz eşliğinde bir yolculuğa çıkmayı tercih ettiği için. Bu amaçla kitap okuyan insanlara okudukları kitaptaki karakterleri temsil eden görseller eklemelerini çok sinir bozucu buluyorum.

 Yandaki görsellere bakacak olursak sağ alttaki kadının Anita ile ne alakası var? Bırakın okuyucular karakterleri kitapta anlatıldığı gibi hayal etsin.






 Kitaplığımdan kapakta kitabın karakterlerini temsil edecek görselleri barındırmayan birkaç kapak örneği. Bence yukarıdaki kitap kapaklarından kat kat güzeller.

 Özellikle Arkadya ile Ephesusu bu konuda çok beğeniyorum. Epsilondan genellikle tarihi aşk kitabı aldığım için fazla bir bilgim yok ama Ateş Serisini çıkarırken gayet başarılı buluyordum.




2. Kapak Dayanıklılığı

 Eminim birçok kişinin katılacağı konudur bu. Biz kitap kurtları kitap okumak için uygun zamanı beklemeyip kitabımızı yanımızda taşıyarak bulduğumuz her fırsatta kitap okumaya çalışırız. Bu yüzdende çantalarımızdan kitap eksi olmaz. Okuduğunuz kitabı çantanızdan çıkardığınızda ağzının yüzünün yamuk yumuk olduğunu gördünüz mü ? Ben gördüm. Sok sinir bozucu bir durum. Her ne kadar kitabı korumak için kılıf hazırlasam da iş kapağın kalitesinde bitiyor.


 En altta gördüğünüz üzere Artemis ve DEX bu konuda pek başarılı yayınevleri değil. DEX'ten fazla kitap okumadım ama benim okuduklarım -özellikle Beni Seç ve Elit- kapak konusunda başarılı değil. Artemisten yeteri kadar kitap okuduğumu düşünürsen Artemis bu konuda lider ve liderlik bayrağını elinden bırakmak gibi de bir düşüncesi yok maalesef.

 Öte yandan Epsilon bu konuda çok başarılı. En üstteki fotoğrafa baktığınızda en fazla ne kadar bükebildiğimi göreceksiniz. Epsilon'dan bir kitap okurken rahatlıkla çantama atabiliyorum.

3. Küçük Punto

 Küçük punto benim için tam anlamıyla kabus. Küçük Puntolu kitapları okurken kitap ne kadar güzel olursa olsun işkence oluyor. Gözlerim sulanıyor ve kuruyor :(

Martı Yayınları bu konuda büyük puntolarıyla gönlüme taht kurdu.


Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz ? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın :)



 ÇABUK YAZ KIERA ÇABUK! Böyle sonlar yazıp okuyucuyu aylarca bekletmek çok acımasızca. Kiera da gıcık sonlarla okuyucuyu delirtmek isteyen yazarlardan. Bunu da çok güzel başarıyor.

 Bu kitapta saraydaki durum daha da gergin bir hal aldı. Çünkü  kalan kız sayısı 6 olunca durum daha da ciddi oldu. Celeste daha da sürtük davranmaya başladı ve America daha da kararsız oldu. Kitap boyunca America'nın " Ay ben prenses olamam! Kimse benden daha iyi prenses olamaz" ikilemini okuduk. Çok sinirimi bozdu çok! Ben America'yı ayağı yere basen, ne istediğini bilen bir karakter olarak görmek isterdim. 

 Tabi kitapta asıl sinirimi bozan kişi Maxon oldu.  America'yı seviyorum diyor. gidiyor kıyıda köşede diğerlerini yiyor! Oh ne güzel. Prens değil mi işte şımarık velet!

 Celeste her zamanki gibi gıcıktı. Gitse de kurtulsak ya :D

 Ve sonunda seride gerçek bir kötü karakter oldu! Çok mutlu oldum desem tuhaf olur değil mi :D Ama çok mutlu oldum. Çünkü bu kötü karakterimizle serinin diğer kitapları daha da heyecanlı olacak :D

 Sanki sabahtan beri Spoiler vermiyormuşum gibi şimdi koca bir SPOİLER yazısı koyup kitabın sonu hakkındaki düşüncelerimi söyleyeceğim. (Adet yerini bulsun.)

SPOİLER!!!

 America'ya çok sinir oldum. Neyi zorluyorsun! Git Aspen ile evlen iki olarak mutlu mesut olarak yaşa! Yok tabi rahata alıştın. Yediğin önünde yemediğin arkanda tek düşünmen gerekenler de entrikalar. Kal bakalım America sarayda. Git yemek yeyip kıçını büyüt!

SPOİLER BİTTİ! (Sanırım)

 Bence ilk kitap olan Beni Seç daha güzeldi. Maxon çok tatlı America ne yapmak istediğini biliyordu. Bakalım üçüncü kitapta neler olacak ?

 PUANIM:





 Sonunda "İyisiyle ve Kötüsüyle DEX" videosu yapabildim :D Sizin DEX hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? DEX'in çıkardığı en sevdiğiniz kitap hangisi ?



Çekilişi kazanan iki şanslı kişi;

Begüm

Berfin Koştu

Kazananları tebrik ediyorum :)


 Yorum:Kapağı bile kitabı almak için yeteli sebepken ve birde masalsı olan konusu olunca Beni Seç'e bayılmamak elde değil doğrusu. 


 Günümüzden oldukça uzak yılları düşünün. Amerika yıkılmış ve yerine Illéa ülkesi kurulmuş. Bu ülkede 8 tane sınıf vardır. İlk üç sınıfın refah seviyesi yüksektir. 4 ve geri kalanının hali harap bir haldeler. Sekizlerin evleri bile yoktur.  5. sınıf America ve ailesi ancak karınlarını doyurabiliyorlar. 


 İşte böyle bir dünyada yaşayan her sınıftan kızın tek ortak hayalleri Seçim'e katılarak Prens Maxon ile evlenmek. America için ise seçim hayallerine asla ulaşamayacağının habercisidir. Çünkü America'nın tek hayali kendinden bir sınıf aşağıda olan sevgilisi Aspen ile ortak bir geleceğe sahip olmaktır. Diğer yandan Seçim'e katılıp saraya gidecek kızlardan biri olursa ailesiyle sınıf atlayıp rahat yaşayacaklar.

 Yer yer Açlık Oyunlarını hatırlatsa da şiddetten çok uzak bir konusu var. 35 kız bir arada olunca birbirinin saçını başını yolan kızlar bekledim ama o bile yoktu.  Bunun yerine en güzel hale bürünerek birbirlerini geçmeye çalışıyorlar. Tabi bunu yapabilmek için kişiliklerinden vazgeçip Prensin beğeneceği görünüşe ve karaktere bürünüyorlar. İşte bu 34 kızın arasında kalan America sadece kendisi olarak aslında bütün kızların yapmak istediği farklılığı yakalıyor. America'nın kişiliğini çok sevdim. Ne güç timsali ne de çıtkırıldım bir kız. 


İşte (maalesef) dizideki Prens Maxon :(


 Dizi için seçilen oyuncu bana çok itici geldiği için Prens Maxon'u sevebileceğimi hiç düşünmemiştim ama kitapta ilk görüldüğü andan itibaren Team Maxon olacağımı anladım :)Öte yandan kızımız America'nın kalbini çalan Aspen'i bir kaşık suda boğmak istedim. Kendini acındırması sonra çıkıp benim erkek gururum var konuşmaları beni delirtti.





Heyecanlı bir yerde bitti. Anlaşılan birçok yazar gibi Kiera Cass'de okuyucuları merak içinde bırakmayı seviyor. Serinin ikinci kitabı The Elite için çok heyecanlıyım.


Puanım:


Yazarla söyleşi, alıntılar ve daha fazlası için diğer blogları ziyaret etmeyi unutmayın :)

9 Şubat 2013
 Yazar Tanıtımı -http://asabibakire.blogspot.com
 Kitap Tanıtımı - http://gokkusagindakisonrenk.blogspot.com
Ön Okuma - http://kordugumhayaller.blogspot.com/
 Kitap Trailer – http://kordugumhayaller.blogspot.com/
 Alıntılar - http://kitapsayfalarii.blogspot.com/ ve http://kahvekokulukitap.blogspot.com/

20 Şubat 2013
 Yazar Söyleşi - http://tugceninkitapligi.com/
 Kitap Çekilişi – http://kitapasigi.blogspot.com
 Başka Bloglarda Neler Yazılmış –http://kitaptelvesi.blogspot.com
Film Olsaydı Kimler Oynardı? – http://tarihiaskromani.blogspot.com
Peki Ya Sonra Ne Olacak? – http://tarihiaskromani.blogspot.com
 Kitap Yorumu - 9 blog* birden…

9 blog’un birden yorumlarını http://konusankitaplarileblogturu.wordpress.com adresinde bir arada bulabilirsiniz…

**Dex Kitap’a katkılarından dolayı teşekkür ederiz!










          















TEAM ASPEN :<a href="http://konusankitaplarileblogturu.wordpress.com/" target="_blank"><img src="http://i46.tinypic.com/xp4sna.jpg" border="0" alt="Image and video hosting by TinyPic" /></a>

TEAM MAXON:<a href="http://konusankitaplarileblogturu.wordpress.com/" target="_blank"><img src="http://i46.tinypic.com/5ciu5y.jpg" border="0" alt="Image and video hosting by TinyPic"></a>


Kiera Cass’ın Dex Kitap’tan çıkan kitabı Beni Seç sizin İçin; inceleniyor, yorumlanıyor ve hediye ediliyor. 2 şanslı okuyucumuz blog turu sonunda bu kitabın sahibi olacak. Konuşan Kitaplar ile blog turu etkinlikleri çerçevesinde bu kitabı kazanmak için yapmanız gereken çok basit; çekilişi yürüten blog’umuza (http://kitapasigi.blogspot.com) yorum bırakarak yada aşağıdaki rafflecopter‘i email adresiniz yada facebook hesabınız ile kullanarak çekilişe katılabilirsiniz.


*rafflecopter kullanımını resimli görmek için tıklayın





Çekiliş kodu da : a Rafflecopter giveaway Rafflecopter ile çekilişe katılmayanlar için çekiliş kuralları(her bir kural için ekstra çekiliş hakkınız olacaktır, kuralları uygulamak zorunlu değildir);


  1.  Konuşan Kitaplar ile Blog Turları Facebook sayfasını beğenin (blogumuzda bir Facebook Like Box bulunmakta) ve beğeni yaptığınız adınızı bize iletin.
  2. Bloguma kitap hakkında yada istediğinize dair yorum bırakın.
  3.  Blogumu takip edin. 
  4. o Blog turu diğer katılımcılarının facebook sayfalarını beğenin ve beğeni yaptığınız adınızı ve beğendiğiniz blogları bize iletin. (bu kural için beğeni yaptığınız blog sayısı kadar ek çekiliş hakkınız olacaktır)


Ve Unutmayın! Bu kitaba dair diğer etkinlikleri www.konusankitaplarileblogturu.wordpress.com adresinden ve katılımcı bloglardan takip edebilirsiniz.


Kiera Cassin ilk romanı Beni Seç, reality şov ve distopik bir peri masalının mükemmel sentezi.” - Kiersten White, Paranormal

19-20 Şubat tarihlerinde bir prens nasıl tavlanır, birlikte öğreneceğiz. Dex Kitap’tan yeni çıkan Beni Seç Konuşan Kitaplarda okunuyor, inceleniyor ve hediye ediliyor. Siz de bu eğlenceli yolculuğa bizimle çıkmak ister misiniz?


İşte duraklarımız;

9 blog; 

http://kitaptelvesi.blogspot.com/
 http://kahvekokulukitap.blogspot.com
 http://kitapsayfalarii.blogspot.com/
 http://asabibakire.blogspot.com
 http://gokkusagindakisonrenk.blogspot.com
/ http://kordugumhayaller.blogspot.com/
 http://tugceninkitapligi.com
/ http://kitapasigi.blogspot.com
/ http://tarihiaskromani.blogspot.com/

Peki bu yolculukta sizleri neler bekliyor?

19 Şubat 2013
 Yazar Tanıtımı -http://asabibakire.blogspot.com
 Kitap Tanıtımı - http://gokkusagindakisonrenk.blogspot.com
/ Ön Okuma - http://kordugumhayaller.blogspot.com/
 Kitap Trailer – http://kordugumhayaller.blogspot.com/
 Alıntılar - http://kitapsayfalarii.blogspot.com/ ve http://kahvekokulukitap.blogspot.com/

20 Şubat 2013
 Yazar Söyleşi - http://tugceninkitapligi.com/
 Kitap Çekilişi – http://kitapasigi.blogspot.com
 Başka Bloglarda Neler Yazılmış –http://kitaptelvesi.blogspot.com
Film Olsaydı Kimler Oynardı? – http://tarihiaskromani.blogspot.com
Peki Ya Sonra Ne Olacak? – http://tarihiaskromani.blogspot.com
 Kitap Yorumu - 9 blog* birden…

*9 blog’un birden yorumlarını http://konusankitaplarileblogturu.wordpress.com adresinde bir arada bulabilirsiniz…

**Dex Kitap’a katkılarından dolayı teşekkür ederiz!



 DEX'in bu güne kadar bende bulunan kitapların kapakları çok kaliteliydi.Ne yazık ki Bu olay  Karanlığın Kızı için geçerli değil. Okurken kapağının köşesi kırıştı. Çok dayanıksızdı. Ayrıca kapağını da beğenmedim. Şimdi çok eleştiriyorum gibi görünüyorum ama insan daha iyisini görünce haliyle kötüsüne burun kıvırıyor. 

 Neyse ki kitabın konusu hakkındaki düşüncelerim aynı değil. Yunan mitolojisi daha önce hiç ilgimi çekmemişti ama Karanlığın Kızını okuduktan sonra bir merak sardı. kızımız Ari'nin güçlü karakter olması da izlediğim animedeki pısırık kızın üzerine ilaç gibi geldi. 


 Ari devlet bakımında büyüyen bir genç kızdır. Annesi hakkında bildiği tek şey bir tımarhanede intihar etmiş olmasıdır. Ari 17 yaşına geldiğinde bunu araştırmaya karar verir.Annesinin intihar ettiği tımarhaneye gidip hakkında bir şeyler öğrenmeye çalışır. Annesinden geriye sadece bir kutu eşya kalmıştır. Ari kutunun içinden bulduğu bir mektup sayesinde gri saçlarının ve buz mavisi gözlerinin aslında onun laneti olduğunu öğrenir. Merak duygusuna yenilerek bu olayın üzerine giden Ari kendini bir anda paranormallerin dünyasında bulacaktır.

 Karakterler kadar tiplerde harika işlenmişti. Özellikle minik vampir dişli Violet harikaydı. Birçok kavga vs. olmasına rağmen temposu düşük bir kitap gibi geldi. Çok akıcı ilerledi ama kendimi kaptırıp elimden bırakamama duyumu da olmadı. Serinin ikinci kitabı elimde olmasına rağmen biraz bekleyeceğim. Çünkü ikinci kitap da bu kitaba benzerse sıkılabilirim.

PUANIM:

 1.The Selection

 Yakında DEX'in çıkaracağı The Selection'ı duymayan kalmamıştır. Kapağı harika. DEX'in orijinal kapakla çıkaracak olmasına çok sevindim.Birde ciltli olursa tadından yenilmez =)



2.Ölüm Şarkısı


 Aslında gerilim okumak gibi bir niyetim yoktu ama Arkadya Yayınlarının facebook sayfasında kitabın tanıtım videosunu izledim ve ben bu kitabı okumalıyım dedim. Arkadya Yayınlarının facebook sayfasına girerek tanıtım videosunu izlemenizi tavsiye ederim :) 


3.Asi Periler

Kitap Telvesinin Alışveriş videosunda Asi Periler'i gördüm. Kapağı harika olduğu için alacağım. Hakkında hiçbir şey okumayacağım. Konusu sürpriz olsun istiyorum =)


4.Şeytani Düşler

 Son birkaç kitapta büyük değişim olduğu için seriye ara vermiştim. Şimdi ise kaldığım yerden devam edeceğim. İlk alışverişimde Şeytani Düşler'de alınacak. 




 Aslında derslerimin yoğunluğundan dolayı fuara gidemeyeceğimi düşünürken bir günde üç kere gittim. Merak ettiğim kitaplar haricinde bir şey almamaya özen gösterdim. Zaten öyle aşırı indirim de yoktu.Netten aynı indirimle kitap alabilirsiniz. Yine de fuarda alışveriş yapmayı çok seviyorum.  Normalde kitap alışverişini sitelerden yapan biri olarak fuardaki kitaplara dokunmak bana büyük mutluluk veriyor.


  
 Obsidiyen benim bu aralar en merak ettiğim kitap oldu. Sonunda okuyabileceğim için çok mutluyum :) Karanlığın Kızı ise ikinci kitabı bende mevcut olan bir serinin ilk kitabı. Böylece bir taşla iki kuş vurmuş oldum =)



  Epsilon Yayınlarından aldığım tek kitap İntikam Ateşi oldu. Epsilon bu seriyi Artemise kaptırmakla büyük hata etti. Nasıl olsa bundan sonraki kitapları Artemis Yayınları çıkaracak son bir kez kaliteli baskıyla okuyayım dedim :(



 Ephesus Yayınları bu fuarda favorimdi. Görevliler çok samimi ve bilgililerdi. Bu çok hoşuma gitti. Bazı görevliler oluyor soruyorsun bir şey bilmiyor. Hele o Etrafa ters ters bakan görevliler yok mu! Bunların hiçbirini Ephesus Yayınlarının görevlileriyle yaşamadım. 



 Ayrıca Ephesus Yayınlarından alığım kitapların içine çok güzel ayraçlar koymuşlar :)



 Renkli Kitap blogunda Drakula'nın çizgi romanını gördüğümde çok merak etmiştim. Biraz karıştırdıktan sonra almaya karar verdim.  Eğer bunu okuyabilirsem çizgi roman okumaya başlayacağım.




 Son olarak bir öğrencinin olmazsa olmazı olan test kitaplarından aldım. 

Sizin fuarla ilgili düşünceniz nedir ?