Beni şok eden bir kitap oldu. Güzel olduğunu duymuştum ama bu kadar güzel bir kitap beklemiyordum. Özellikle o son yok mu! Okuduğuma inanamadım resmen.

 Yazarımız kitabında bir yazarı anlatmış. Bu beni çok heyecanlandırdı. Çünkü yazarların kitaplarını okusam da onların hayatları hakkında pek bir şey bilmiyorum ve hayali bir yazar da olsa bir yazarı tanıyacak olmak beni heyecanlandırdı.

 Birde bu kitaba başlarken ciddi korkularım vardı. Çünkü daha önce Fransız bir yazarın kitabını okumuştum ve anlatımını beğenmemiştim ve bu kitapta da böyle olur diye korkuyordum. Biliyorum ön yargılıyım ama böyle düşünmeden de yapamadım. Tabii tüm bu düşüncelerim oldukça gereksiz çıktı :)

 Birde kitabı okurken neden sağ üst köşede Aşk/Macera yazmışlar da fantastik yazmamışlar diye düşünüyordum. Kitabı bitirdikten sonra bu düşünceme bayağı güldüm. 

 Yazarın diğer kitaplarını da merak ediyorum. Eğer diğer kitapları da bu kitap gibiyse tadından yenilmez!

 Okuduğunuz kitapların sizi şaşırtmasını istiyorsanız bu kitabı kaçırmamalısınız.

 PUANIM:



 Sonunda okumaya başlayabildim. Şu anda 23. sayfadayım. Yazar okuyucuyu nasıl meraklandıracağını iyi biliyor. Şimdiden kafamda birçok soru oluştu.



 Kiler indiriminden iki tane Julie Garwood kitabı almıştım. İlk olarak Ateş ve Buzu okumuştum ve beğenmediğim için büyük hayal kırıklığına uğramıştım. O yüzden aldığım ikinci Julie Garwood  kitabına elim bir türlü gitmiyordu. 

 En sonunda kendime bu böyle olmaz, al oku da ikilemden kurtul dedim. Ve iki kitap arasında dağlar kadar fark olduğunu fark ettim. Ateş ve Buzu ne kadar beğenmediysem Baharı Beklerkeni de bir o kadar beğendim. 

 Bunun en büyük sebebi Baharı Beklerken sunduğu şeyi veriyordu. Yani aşk! Hatta fazlasıyla vardı.Bunun yanında polisiye macera konusunu da gayet başarılı bir şekilde harmanlamış. Bir yandan doya doya aşk kitabı okurken bir yandan da polisiye kitabın heyacanına katılıyorsunuz.

 Kitabı alacak olanlara tavsiye sakın gidip de kitabın arkasını okumayın. Şimdi göz attım da arka kapak yazısı bildiğin kitap özeti çıkarmış! İyi ki kitapların arka kapak yazısını okumuyormuşum dedirtti.

 Karakterlerin özellikleri çok iyi bir şekilde aktarılmış ve kitaptaki karakterler basit bir tip izlenimi uyandırmıyor. Bu durum kitaba kendimi kaptırmamda çok önemli bir unsur oldu.

 Benim gibi günümüz aşk kitabı sevmeyen birinin bile bayılarak kendini okutturdu bu kitabımız. Kitabı okurken işte bizim tanıdığımız Julie Garwood bu diye bağırasım geldi  :D

PUANIM:

Kitabı Okurken Dinlediğim Müzik:
Uzun zamandır kitabı okulda teneffüs aralarında falan okuduğum için müzik dinleyerek okuyamıyordum .Sonunda bu kitapta müzik dinleyerek de okuyabildim :D

( Kendisi aynı zamanda bu aralar taktığım şarkıdır :D )


 Ülkemizde çıkmadan önce yurt dışında bolca ses getirdiği için bende kapağını görüp merak etmiştim. Bildiğiniz gibi uzun süredir arka kapak yazılarını okumuyorum. Umutsuza da arka kapak yazısını okumadan başladım. Ben fantastik bir kitap bekliyordum Neden öyle bir beklenti içine girdim bilmiyorum :D ). Ama Kitap fantastik değil.

 Beklentilerimin kat kat üstüne çıkan bir kitap olduğunu başta belirteyim. Ben kitabın sadece hoş okunabilir akıcı olmasını beklerken bir baktım Umutsuz favori kitaplarımın arasında kendine yer kapmış.

 Kitabımızın konusuna gelecek olursak Sky (başkahraman) oldukça tuhaf olan üvey annesiyle birlikte yaşamaktadır. Sky birgün markette Dean( kitabımınız taşı) ile karşılaşır ve Sky'ın bir anda tepetaklak olur. Dean ile tanışan Sky geçmişini sorgulamaya başlar.

 Yazar Sky'ın düşüncelerini, acılarını çok güzel bir biçimde kaleme almış. Bu kitabı okuyup da duygulanmayan insan evladı var mıdır bilmiyorum. Yazar size duygu seli yaşatıyor.  Hele o kitabın sonlarına doğru içim parçalandı. O kadar üzüldüm ki bir anda kendimi dünyada bu olayları yaşamış kaç kişi vardır diye düşünürken buldum.

 Gözüm kapalı tavsiye edeceğim bir kitap. Serinin ikinci kitabını sabırsızlıkla bekleyeceğim :)

PUANIM:


 Agatha Christie harika bir yazar! Adının ilginçliği sebebiyle kütüphanede diğer Agatha kitapları yerine bunu seçtim. Çünkü adını görünce aklıma kahverengi fırfırlı bir elbise giymiş adama geldi. Şimdiden söyleyeyim fırfırlı elbise giymiş adam falan yok :D

 Kahverengi Elbiseli Adamda diğer Agatha kitaplarında işlenmeyen aşk konusu da işlenmişti. Aşkı Agatha'nın gözüyle kitapta görmek harika ve farklıydı. Yine son dakikaya kadar suçlunun kim olduğunu fark edemedim. 

 Kitap tek kelimeyle harika ama küçük punto olması okurken beni çok zorladı. Gözlerim resmen isyan etti. Tabi ben böyle güzel bir kitabı bırakamayacağım için göz damlalarının yardımıyla bitirmeyi başardım.

 Gerilim seven biriyseniz ve daha önce Agatha kitabı okumadıysanız kesinlikle okumalısınız!

PUANIM:


 Taaa bayramda okumuştum. Yorumlamayı unutmuşum =D Aslında sizinle en çok paylaşmak istediğim kitaptı. Nasıl oldu da unuttum anlamıyorum.

 Aslında uzun süre okumakla okumamak arasında kaldığım bir kitaptı. Çünkü çocuk kitabı olarak geçiyordu. en sonunda merakıma yenik düşünüp aldım. Buna nasıl çocuk kitabı demişler anlamıyorum.

 Buradan annelere sesleniyorum. Çocuğunuzun psikolojisini bozacak bir çocuk kitabı istiyorsanız Dedektif Kurukafayı okutun.

  Yetişkin kitabı demiyorum ama KESİLİKLE ÇOCUK KİTABI DEĞİL. 

Her bölümün başında
Dedektif Kurukafayı görüyoruz.

 Bütün çekincelerimle kitabı elime aldım ve daha ilk sayfasında kedimi kaptırdım. Öyle harika bir giriş yapmış ki o giriş bölümüyle onlarca senaryo üretilebilir.  

   Kitabı çok beğendim ama beğenmeseydim bile sırf Dedektif Kurukafa için bile devam ederdim. Çok matrak bir karakter.

 Tabi seriye devam edecek olmamın tek sebebi bu değil. Baş karakteri Stephanie yaşına göre çok zeki ve akıllı bir karakter( 12 yaşında olması lazım). 

 Tam senaryolaştırılacak bir kitap. Eğer düzgün bir şekilde çekilirse yapılırsa bomba gibi bir film olursa. Normalde kitapların beyazperdeye aktarılmasına karşı olan biriyim ama bu kitabın filminin çekilmesini çok isterdim.

Karton kapağın iç tarafı turuncu.
Eğer yazım doktor yazısına
benzemesey birşeyler yazardım :D
  Genç yetişkin kitapları sevenlerin sevebileceğini düşünüyorum. Ben genç yetişkin kitapları sevmeme rağmen  Dedektif Kurukafayı sevdiysem herkes sevebilir :D

Serinin diğer kitap kapakları HARİKA! Ayrıca ilk defa bir Artemis kapağını beğendim :D

 Serinin diğer kitaplarını kesinlikle alacağım. 

PUANIM:



 Aylarca bekledim. Neden bu kadar çabuk bitti ki :( Şimdi son kitabını kaç ay bekleyeceğim allah bilir. Harbi şaka maka en sevdiğim serilerden biri bitiyor. Çok hüzünlendim şimdi :(

 Bu kitap diğerlerine göre daha aşk doluydu. Yazar Marc- Jace-Faythe arasındaki aşk üçgenini gözümüze gözümüze soktu. Faythe'yi mal gibi bir Jace bir Marc dedi durdu. E o da haklı. İki tane harika erkek arasında kalmak zor olmalı. Ne ballısın be Faythe !

 Bu kitapta beni ağlatmadığı için sevgili yazarımıza çok teşekkür ediyorum. Yoksa ben yazarımızın sadist olduğunu düşünmeye başlayacaktım. Rachel okuyucuların hep acı çekip ağlamasını istiyor gibi görünüyor çünkü. 

 4. kitapta olan bazı olaylar yüzünden kitap pek buruk başladı. (Yazarın 4. kitapta yaptığı ihanete hala inanasım gelmiyor.) Sonrası bol sinir krizi. Okurken kendimi o kadar çok kaptırdım ki kitabı bitirene kadar sürekli " Ya yürü git başımdan zaten dertliyim." gibi sözler söyledim.

 kitap bittiğinde o kadar çok karmaşa vardı ki yazar nasıl bütün olayları bir çözüme kavuşturup seriyi bitirdi diye merak ediyorum. Umarım bu seri bittiğinde Pegasus yazarım diğer kitaplarını da çıkarır.

PUANIM:


 Bu alışverişte az kitap almama rağmen aldığım kitapları çok merak ettiğim için beni çok mutlu eden bir alışveriş oldu. İyi seyirler :)


 Aldığım kitaplar: