Kiler indiriminden iki tane Julie Garwood kitabı almıştım. İlk olarak Ateş ve Buzu okumuştum ve beğenmediğim için büyük hayal kırıklığına uğramıştım. O yüzden aldığım ikinci Julie Garwood  kitabına elim bir türlü gitmiyordu. 

 En sonunda kendime bu böyle olmaz, al oku da ikilemden kurtul dedim. Ve iki kitap arasında dağlar kadar fark olduğunu fark ettim. Ateş ve Buzu ne kadar beğenmediysem Baharı Beklerkeni de bir o kadar beğendim. 

 Bunun en büyük sebebi Baharı Beklerken sunduğu şeyi veriyordu. Yani aşk! Hatta fazlasıyla vardı.Bunun yanında polisiye macera konusunu da gayet başarılı bir şekilde harmanlamış. Bir yandan doya doya aşk kitabı okurken bir yandan da polisiye kitabın heyacanına katılıyorsunuz.

 Kitabı alacak olanlara tavsiye sakın gidip de kitabın arkasını okumayın. Şimdi göz attım da arka kapak yazısı bildiğin kitap özeti çıkarmış! İyi ki kitapların arka kapak yazısını okumuyormuşum dedirtti.

 Karakterlerin özellikleri çok iyi bir şekilde aktarılmış ve kitaptaki karakterler basit bir tip izlenimi uyandırmıyor. Bu durum kitaba kendimi kaptırmamda çok önemli bir unsur oldu.

 Benim gibi günümüz aşk kitabı sevmeyen birinin bile bayılarak kendini okutturdu bu kitabımız. Kitabı okurken işte bizim tanıdığımız Julie Garwood bu diye bağırasım geldi  :D

PUANIM:

Kitabı Okurken Dinlediğim Müzik:
Uzun zamandır kitabı okulda teneffüs aralarında falan okuduğum için müzik dinleyerek okuyamıyordum .Sonunda bu kitapta müzik dinleyerek de okuyabildim :D

( Kendisi aynı zamanda bu aralar taktığım şarkıdır :D )


 Bu alışverişte az kitap almama rağmen aldığım kitapları çok merak ettiğim için beni çok mutlu eden bir alışveriş oldu. İyi seyirler :)


 Aldığım kitaplar:




Small Plains Bakiresi kimdi ve nasıl öldü?
Acımasız bir cinayetle değişen hayatlar...
Küçük bir kasabadaki sahipsiz bir mezar...
On yedi yıldır saklanan korkunç gerçeği 
öğrenmeye hazır mısınız ?


  Etkleyici bir kitaptı. Kurgusu şahaneydi .Sonunu tahmin etmeme rağmen kitaba bakış açım değişmedi .Normalde kitabın sonunu tahmin ettiğimde kitap önemini kaybeder. Bu kitap için bunu söylemem imkansız! olayın ne olduğunu bilmeme rağmen yazar ufak ayrıntılar ekleyerek beni şaşırtmayı başardı.

 Eğer gerilim türünde kitap seviyorsanız Bakire'yi de seversiniz.  Kitabı beğenmeseydim bile üzüleceğimi sanmıyorum. Çünkü kapağına bayıldım! Ephesus Yayınları bu konuda çok başarılı.

 Sizler ne okuyorsunuz ?

  

  Bu kitabın polisiye olduğunu düşünmüştüm. kitabı bitirdikten sonra polisiye olarak değerlendirmemeye karar verdim. Çünkü katil en başından belliydi. Peki buna rağmen kitaba kötü diyebilir miyim? Kesinlikle hayır. En sevdiğim yanı arkeolojik kazılar hakkında çok bilgi vermesiydi.  

 Arkeolojik kazıyı yöneten adam esrarengiz bir şekilde ölü bulunuyor. Bunun üzerine halk arasında firavun laneti diye dedikodu yayılıyor. Kimse bu arkeolojik kazıyı yönetmek istemiyor. En sonunda Bay  ve Bayan Emerson bu kazı çalışmasını devralıyor.

  Bay ve Bayan Emerson'un bir de minik oğulları var. Kitabı okurken birçok kere "Keşke böyle bir çocuk olsa da gidip yanaklarına yapışsam" dedim. Öyle tatlı ki!

Arkeolojiye ilgi duyanların okuması gerektiğini düşünüyorum. Polisiye Roman bekleyenler ise hayal kırıklığına uğrar.

 Daha önce Agatha'nın tekerlemelerden ve oyunlardan ilham aldığını duymuştum.  Bu kitabında bir oyundan ilham almış. Okuduğum diğer kitaplarında başından itibaren birkaç şüpheli oluyordu. Bu kitapta ise hiç şüpheli yok. Şüphelileri bulma işi özel dedektif Poriot'a kalıyor. 

 Çok akıcı ve heyecanlı ilerlemesine rağmen sonu beklediğim kadar iyi değildi. Sonunun beni memnun etmemesi Bir daha Agatha Christie okumayacağım  anlamına gelmiyor. Yazar bende bağımlılık yaptı. Agatha Christie okumaya devam !


 Oysa bu kitabı okumak için o kadar hevesliydim. Fiyasko bir kitap. Okurken küfürler ve psikolojisi bozuk olmayan karakterler olmasa çocuk kitabı okuduğumu düşünecektim. Yansıma görmekten gına  geldi. Birde kitapta bir tane düzgün kişilikli akıllı biri olmaz mı. Hepsi manyak. Karakterlerin amaçlarının ne olduğunu anlayamadım. 

Belki de bu sene içerisinde okurken en çok sıkıldığım kitaptı. Bir daha arka kapak yazısını okumadan bir kitap almayacağım. Gerçi arka kapak yazısı da pek aydınlatıcı değil ama...

" İnsan gözleriyle bakmadan önce beyniyle algılamalıdır."

 Bu ikinci Agatha Christie kitabı okuyuşum. İlk kitabı yıllar önce okumuştum. Çok sevmeme rağmen neden diğer kitaplarını bu güne kadar okumadım bilmiyorum. Kütüphanede görünce hemen yapıştım kitaba. Aslında daha erken bitirdim ama şimdi yorumumu yazmaya fırsat buluyorum.

 Kitabın ilk başında tamam ben katili buldum artık okumasam da olur havasındaydım. Kitap ilerledikçe kimin katil olduğu konusunda kafam karıştı. Sonunda ise katil aklıma tüm kitap boyunca aklıma bile gelmeyen biri çıktı. Hatta katilin açıklandığı yeri birkaç kere okudum. 

Esrarengiz sanık kesinlikle son okuduğun Agatha Christie kitabı olmayacak.